Bence.

Çok şey oldu, ama hiç birşey olmadı.


Çokça şey söylendi, aslında bütün laflar yutuldu.


Sil baştan alındı. Hayır! Olunan yerde sayıldı.


Değiştik, değiştik, değiştik; fakat aslında hep aynı.


Hepimizin ikilemi.


Birkaç konuda muazzam zafer, en beklenmedik anlarda amansız yenilgiler.


Vazgeçince rahatlamak, vazgeçmeyince artan yükler.


Müziğin ilaç gibi gelmesi, müziğin kuru gürültüye dönmesi.


Hepsi sen, hepsi ben, hepsi bir yerlerde hepimiz.


Bu amansız bir döngü mü yoksa yaşamın ta kendisi mi?


Ben yaşamın ta kendisi diyorum ama bu ön kabul kısıtlı bir çerçeveye sıkışıp kalmıyor.


İşte her şey bu noktada başlıyor.


Öncelikle yaşamın olumluyu ve olumsuzu bir anda bulundurmasını, bir öyle ve biraz da böyle oluşlarını ve beklenmeyen anlarda öngörülmeyen mantığını bize sinsice kabul ettirdiğini ve bunun değişmeyeceğini kabul ediyorum.


En önemli kavgayı bir kenara koymuş oluyorum böylece. Durmuyorum üstünde. Sonra devam ediyorum, diyorum ki:


Madem yaşam böyle birşey, madem bir dalgalanacak sonra biraz durulacak, onu hem en basit hem de en özel kılmak mümkün mü?


Buradaki “basit ve özel” kavramları aynı anda kullanılabilir mi? Zira “sade” demiyorum, “basit” diyorum. Sadelik bile bir çaba istiyor çünkü. Sade olacağım derken kasıntı olup çıkan kaç insan tanıyorsunuz kimbilir. Ya da sade olma kaygısıyla üretilmiş, rahatsızlık veren kaç koltuğa oturmuşsunuzdur!


Basitlik ise pratiklik kavramına yakın. O yüzden seçiyorum bunu. Pragmatiklerle daha iyi anlaştığını inkar edemem bu kelimenin.


Peki ya, basiti ve özeli tekrar düşününce güzel bir kombinasyon çıkmıyor mu karşımıza? Benim karşıma çıktı şahsen. Aklıma yattı, hoşuma da gitti. Bu kısmı da kenara koyunca bir sonraki aşamaya geçtim.


Bu kombinasyonu nasıl “gerçek” kılacağımı uzunca düşündüm. Sadece düşünmekten ibaret olmayan; kendimce hem yaşayarak hem okuyarak hem dinleyerek deneyimler elde ettiğim bir süreç sayesinde düşüncelerimin biraz olsun somut getirilerini görmeye başladım.


Dedim ki, önce istediklerim için çabalayarak başlamalıyım işe. Maddi olsun, manevi olsun, farketmez; ne istiyorum? Neleri elde etmek beni mutlu edecek?


Bu soruları sormamla beraber süreç kendiliğinden şekillendi ve bana çokça şey öğretir oldu. Düşmek gibi bir lüksüm de yoktu, düşsem bile oturduğum yerden devam ediyordum yenilenmeye çünkü o yola girmiştim bir kere. O noktadan sonra hangi eylemi gerçekleştirdiğimiz farkeder mi hem?


Ve dedim ki, isteklerimi elde ettiğimde mutlu olacağım. Öyle görünüyordu. Dahası, bu mutluluğumu paylaşacaktım. Evet, düşüncesi dahi bana güç verdi. Elimdekileri güzelleştirmek, çoğaltmak ve paylaşmak.


Yaşam bu şekilde devam etmeliydi. Şu baştaki ikilemleri dengelemek tamamen mümkün olmasa bile, kendi ruhumuzu dengede tutabilmeliydik. Bunun olması da hayaller kurmaya, istemeye, çabalamaya ve paylaşmaya bağlıydı. Paylaşmadıkça bir anlamı yok bence.


Burada bitiyor mu sanıyorsunuz?


Hayır, en son aşamada ne var biliyor musunuz?


Elde ettiğimiz maddi mannevi bütün güzellikleri muhafaza edebilmek. Tadına vardıktan sonra kenara koyup uzaklaşmak değil, hep bizde durmasını sağlamak.


İşte bunları gerçekleştirebildiğimizde, eminim ki,


Hiç bir şey olmadıysa, sözler yutulduysa, olunan yerde sayıldıysa ve hep aynıysak; pek de sorun etmeyeceğiz. Bunların normal olduğunu, olumsuzlukların dahi basit ve özel yaşamın ayrılmaz noktaları olduğunu anladığımızda yola çoktan çıkmış olacağız.
Ve o yolculuk hiç bitmeyecek, çünkü muhafaza etmek demek nihai hayat amacı. “Nihai” olması da “sürekli” oluşuna engel değil. Bunun bir provasını halihazırda elde ettiğiniz güzellikleri muhafaza ederek yapabilirsiniz.


Biraz düşünmek lazım.


Bunları yazıyorum, çünkü paylaşmak içimden geliyor. Bir mantığa oturtmadan, gelişine yazıyorum.


İnsanın düşüncelerini mantığa oturtarak kaleme alması şart mı, günün sorusu da bu :).


Sizden de birşeyler duymayı isterim, hangi noktadalarda benzer hangi noktalarda ayrıyız?

Bence şaşılacak kadar aynıyız !

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: